KİLİSEDE AYİN DÜZENİ-1

KİLİSE TAKVİMİ - LİTURJİ

 

[zaman zaman Hristiyan kimselerden ya da başka inançtan kimselerin Kilise Takvimi ve Liturji üzerine sordukları sorulardan yola çıkılarak bu açıklama yazısı düzenlenmiştir]

 

- Yaratan ve Kurtaran Tanrı’nın işini Kilisede bir düzen içinde ilan ve kutlamak için Kutsal Kitap’ın Eski Ahit ve Yeni Ahit bölümlerini bir düzen içinde okuyup ilan ederiz.

 

- Kutsal Yazılar’dan seçilmiş bölümlerin kilisede bir düzen içinde okunması yolu ile yaratılışı ve bütün tarihi yönlendiren Tanrı’nın Üçlü-Bir Tanrı olduğu vurgulanmış olur.

 

- Eski Ahit zamanında Peygamber ya da Kahin ya da Kral olan kimseler aracılığı ile öğreten, azarlayan, bereketleyen Tanrı’nın sözleri Yeni Ahit içinde Mesih’in öğretileri ile birlikte verildiğinde kendisini Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’ta açıklayan Tanrı, merhamet ve adalet işleriyle birlikte ilan edilir; Mesih ile açıkladığı sır kutlanır.

 

- Böylece Yaratan Tanrı’nın kutsal antlaşması gereği Mesih İsa’nın yüceliğinden soyunarak alçalıp aramıza gelmesi, vaftizi, denenmesi, çarmıh ölümü, gömülmesi, dirilmesi, göğe yükselmesi ve Kutsal Ruh’u göndermesi Kilisenin içinde bulunduğu takvim yılına göre bir sıra düzeni içinde hatırlanınca O’nun yeniden gelecek olması tarih boyunca tekrar ve tekrar hatırlanarak kutlanır. Böylece O’nun ölümü ve diriliş aracılığı ile kilisesi (Tanrı halkı) için yaptıkları; kiliseye olan öğretileri bütün bir yıl boyunca düzenli bir biçimde ilan edilerek; O’nun yeniden gelişi üzerine olan “mübarek umut” ile kutlanır.

 

- Bütün bunlarda hem kiliseye teşvik hem de dünyaya tanıklık vermesi için gerekenler Kutsal Kitap aracılığı ile bir süreklilik içinde hatırlatılmış olunur.

 

- Diğer taraftan sakramentlerin uygun bir şekilde verilip alınmasıyla, Tanrı’nın antlaşmasal vaat ve bereketleri Tanrı halkına bir düzen içinde hatırlatılır. Kelam ve Sakrametlerin Tanrı halkında Kutsal Ruh’un işleyişine en açık bir şekilde teslim edilmesine Liturji aracılık eder.

 

- Bir Liturji takip etmediğimiz zaman bile kendi litujimizi yapmış oluruz. Bu durumda Kelam’ın öğreti ve prensiplerinden bazılarını unutma ihtimalimiz vardır. Bir liturjiyi kullanırken onun bir kalıp olarak –değiştirilemez bir standart olarak- takip edilmesini öğretmemekle birlikte; ondaki esasları göz önüne alarak bir düzen oluşturmamız Kelami bir düzen için gereklidir.

 

“İbadet için önceden yapılmış bir düzen gerekir mi gerekmez mi?” sorusunu düşünmeden önce aşağıdaki sorulara samimi olarak nasıl cevap verebileceğimizi düşünmeliyiz:

“ibadetin açılışı” için izleyeceğimiz modelin örneği için Kutsal Kitap’a bakmamız gerekmez mi; “Dua Kitaplarımızı ve Dua Programlarımızı” hangi standartlara göre düzenleyeceğimiz kiliselerin tercihlerine göre mi, Kutsal Kitap’taki örneklere göre mi olacak?

 

Kutsal Yazılara dayalı bir ibadet için nelere dikkat etmemiz gerektiğini kültürel ya da eğitimimizin oluşturabildiği bakış açısına göre mi yoksa Kutsal Kitap’a göre belirleyeceğiz?

 

Mezmurları dualarımızda nasıl kullanacağımız ya da hangi mezmurları kullanacağımız bizim tercihlerimize göre mi olmalı?

 

“tövbe ve itiraf duaları” bir ibadette nerede olmalı; ve bunları kullanacağımız form Kutsal Kitap’ın bu konudaki öğretisine ne kadar benziyor?

 

Aynı şekilde “aydınlanma duaları, aracılık duaları, [övgü ve] şükran duaları, Rab’bin Sofrası için [ve/veya Vaftiz için] olan dualar, ondalık ve sunu duaları” konusundaki uygulamalarımız ne olmalı?

 

“tapınma ilahilerimizi” belirlediğimiz esaslar ile Kutsal Kitap arasında bir köprü kurabiliyor muyuz?

 

“Vaaz Vermek” hangi ölçüler içinde olmalı, vaazın yeri ne olmalı?

 

“İman Açıklaması” ve “Esenlik Dileme” örneklerini nasıl kullanmalıyız?

 

Kilisenin toplu tapınma düzeni içinde oruç nasıl düzenlenmeli?

 

“Bereketleme ve Yüceltmeler” bir tapınmada nerede olmalı;

 

Bir tapınma içinde kullandığımız bütün formlar ya da unsurlar Kutsal Kitap’ın tapınma konusundaki öğretisine ne kadar yakın?

 

“Kilise İbadetinde Şekil ve Düzen” nasıl olmalı ki, Kutsal Kitap’ın sunduğu modele en yakın olabilelim?

 

- Liturji, Tanrı’nın yaratılışta ve insanın kurtuluşunda nasıl etkin bir şekilde çalıştığını bir kilise tapınması aracılığı ile, bütünlük içinde olaraktan dünyaya ilan etmemize yardımcı olan bir şeydir.

 

- Liturji, kiliseyi oluşturan her bir kişinin kendi yaşamlarındaki Mesih’in lütfunu; ve sakramentler ile ilan ettikleri Mesih’in ölümü, dirilişi ve tekrar gelecek olması ışığında Tanrı’ya saygı ve korku ile tapınma üzerinde bizleri düşündürür.  

 

- Liturji, merhamette ve yargıda tek yetki sahibi olan Tanrı’nın kendisini halkına açıklamasını; Kurtarıcı İsa Mesih’in devam eden işine kilisenin verdiği cevabı bir tapınma içinde yansıtır.

 

- Liturji ile Mesih İsa’nın yaşamına, sözlerine, mucizelerine ve buna bağlı olarak ortaya çıkan Yeni Ahit öğretisine Kelami bir düzen içinde gireriz; böylece Mesih’in bir gün tekrar geleceğine bakarak eskatolojik bir halk olduğumuzun bilincinde olarak tapınırız.

 

- Litürji aynı zamanda kilisenin bir eylemi olarak, Mesih İsa’nın, Tanrı ve insan arasında yaptığı aracılığın sonucu olarak tapınmaya ait her unsurda Tanrı’nın görkemini ve yüceliğini arayan bir formda olduğu için, kilisenin üyelerini de aynı şekilde dünyadaki yaşama “Tanrı’nın görkemi ve yüceliği” için katılmaya teşvik eder.

 

- Liturji aynı zamanda kiliseye gelen herkese “tövbe ve iman” çağrını her seferde yeniler. Çünkü Tanrı’nın peygamberler ve elçiler aracılığı ile halkına seslenişini ve halkın da Tanrı’ya cevabını pratik etmemize yardımcı olur. Böylece Mesih’in amacını ve kilisenin dünyadan farkını ortaya koyar; bunun sonucunda da insanları Mesih’te açıklanan sırra davet eder.

 

- Kilise bu dünyada Tanrı’nın bütün yaratılış ve kurtuluş tarihi boyunca yaptıklarını ve yapmayı vaat ettiklerini “Mesih İsa’nın tekrar gelişi” umudu üzerine Liturji ile bina ederek ilan eder.