Vaaz/Kelam Çalışması: Tanrı Bilgisi

Presbiteryen Kilisesi, Reform Seminer Notu

 

TANRI ALÇAKGÖNÜLLÜDÜR

Baba Tanrımızın alçakgönüllülüğü İsa Mesih’te açıklanmıştır.[1] Bu yüzden Elçi Pavlus Korint kilisesine yazdığı mektupta “Mesih’teki alçakgönüllülük ve yumuşaklıkla” ricada bulunması Mesih örneğini izlemesindendir.[2]

 

Ele verildiği gece tutuklanmadan hemen önce İsa Mesih’in, başkahinin kölesinin kulağını uçuran Petrus’a “Kılıcını yerine koy” demesi alçakgönüllü ve geç öfkelenen bir Tanrı’ya ait olduğumuzu anlamamıza yardım eder.[3]

 

Yine İsa Mesih “yoksa Babamdan yardım istemez miyim sanıyorsun? İstesem hemen şu anda bana oniki tümenden fazla melek gönderir”[4] diyerek güç ve yetkisini yargı için hemen kullanmak yerine Tanrısal plandaki zamanın yerine gelmesini sabırla beklemememizi teşvik eder ve Tanrısal alçakgönüllülüğü sergiler.[5]

 

Mesih’in Kudüs’e girişi İşaya peygamberin kitabındaki alçakgönüllü Kral’ın gelişi sözünün yüzlerce yıl sonra gerçekleşmesidir.[6]

 

Kutsal Kitap’ın Filipililer Mektubu, Tanrı’nın Mesih’te sergilemiş olduğu alçakgönüllülüğü şiirsel bir ifadeyle şu sözlerle özetler: “Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrı'ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. Ama yüceliğinden soyunarak kul özünü aldı ve insan benzeyişinde doğdu. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı”[7]

 

Bu yüzden “İşte kapıda durmuş kapıyı çalıyorum”[8] ifadesi oldukça düşündürücüdür. Antik çağda Romalı askerler bir şehirden başka bir şehre yolculuk yaparken, yolda konakladıkları yerde kendilerine ve atlarına yiyecek ve içecek verilmesi zorunluydu. Askerler gece geç vakitte bir şehre girdiklerinde zenginlerin evlerinin kapılarını çalıp atları ve kendileri için yiyecek vermelerini talep ederlerdi. Geceleyin yataklarından kalkmak istemeyen ve yiyeceklerini boşuna paylaşmak istemeyen kimseler bazen kapılarını açmazlardı. Bu durumda askerler kapıyı kırıp içeri girer ve istediklerini alırlardı. İsa Mesih’in kapıyı çalıp ancak açarsak içeri girecek olması Tanrısal alçakgönüllülüğün bir başka ifadesidir. Çünkü Mesih Yeruşalim’e alçakgönüllü bir kral olarak girdiği gibi yaşamlarımıza da bu şekilde girmek ister.[9] Son akşam yemeğinde de havarilere verdiği bereketleme (ayakların yıkanması) bile bir alçakgönüllülük örneğidir.[10]

 

Tanrısal irade İsa Mesih’teki alçakgönüllülüğünün bizde de olmasını ister. Bu yüzden İsa Mesih kendi alçakgönüllülüğünü bizimle paylaşmak ve bize öğretmek istemektedir.[11]

 

Kutsal Kitap gökten inen bilgeliği pak, barışçı yumuşak ve uysal[12] olarak öğrettiğinden, alçakgönüllülüğün Ruh’un meyvesi[13] olmasından dolayı her Hristiyan Tanrı’nın gözündeki gerçek süs olan alçakgönüllülüğün iç varlığında büyümesini arzu etmelidir.[14]



[1] Matta 11:29-30, Matta 21:5

[2] II.Korintliler 10:1-2, I.Petrus 2:23

[3] Matta 26:51-52

[4] Matta 26:53

[5] [İşaya 53:3, 7]

[6] İşaya 62:11

[7] Filipililer 2:6-8

[8] Vahiy 3:20

[9] Zekeriya 9:9

[10] Yuhanna 13:5 (II.Korintliler 8:9)

[11] Matta 11:29-30; 16:24, (Yuhanna 13:15) Romalılar 15:5, Koloseliler 3:12-13, İbraniler 12:2

[12] Yakup 3:17

[13] Galatyalılar 5:22-23

[14] I.Petrus 3:3-4