KİLİSE TAKVİMİ

&

Hristiyan İbadeti

 

Bereketleme ve Yüceltmeler

(benedictions and doxologies)

 

Bereketleme (benediction) İbadetin sonunda verilen en eski Kelami geleneklerden biridir. Başkahin tapınakta kurbanı sunduktan sonra ellerini havaya kaldırarak önündeki cemaati bereketlerdi:

Sayılar 6: 24 RAB sizi kutsasın ve korusun;

25 RAB aydın yüzünü size göstersin ve size lütfetsin;

26 RAB yüzünü size çevirsin ve size esenlik versin.

 

Bebek İsa’yı gördükten sonra Şimon, Yusuf ve Meryem’i bereketlemişti (Luka 2:33-34). Aynı şekilde İsa yeryüzünde işini bitirmiş olarak göğe yükselmeden önce öğrencileri için yaptığı son dua ellerini kaldırarak onları bereketlemek olduğunu görüyoruz (Luka 24:50). II.Korintliler mektubunun sonundaki (13:14) bereketleme aynı şekilde Eski Ahit’ten beri devam eden bir tapınma uygulamasının devam ettiğini anlamamıza yardım etmektedir:

Rab İsa Mesih'in lütfu, Tanrı'nın sevgisi ve Kutsal Ruh'un paydaşlığı hepinizle birlikte olsun.

 

İlk kilise döneminde ayinin sonunda bereketleme verildiğine dair tarihsel kanıtlar mevcuttur. Zaman zaman önemini yitirmiş ya da dikkatlerden kaçmış gibi gözükse de Reform döneminde bereketlemeler Protestan tapınmasının özelliklerini açığa çıkaracak nitelikteydi. Martin Luther bereketlemeleri gündeme getirirken İsa’nın havarilere yaptığı bereketlemenin (Luka 24:50) Eski Ahtitten gelen kahinsel bir bereketleme olduğunu düşünüyordu (Sayılar 6:24-26). Bazıları bunun Luther’in bir hayali olduğunu düşünse de şüphe yok ki, bir tapınmayı antlaşmasal bir ifade ile tamamlamak [ve antlaşmasal bir ifade ile başlamak da] Protestan tapınması açısından önemlidir.

 

Bazı kiliselerin böyle bir uygulamaya önem vermediğini görebilirsiniz. Onlar İbadeti bir dua ile kapatmaktadırlar. Ancak Kutsal Kitap bizlere BEREKETLEME’nin (benediction) bir Hristiyanın diğer bir Hristiyan için yaptığı bir dua olmadığını göstermektedir:

Galatyalılar 3:13-14 İbrahim'e sağlanan kutsama Mesih İsa aracılığıyla uluslara sağlansın ve bizler vaat edilen Ruh'u imanla alalım diye, Mesih uğrumuza lanetlenerek bizi Yasa'nın lanetinden kurtardı. Çünkü, «Ağaç üzerine asılan herkes lanetlidir» diye yazılmıştır.

Efesliler 1:3 Bizi Mesih'te her ruhsal kutsamayla göksel yerlerde kutsamış olan Rabbimiz İsa Mesih'in Babası Tanrı'ya övgüler olsun.

 

Bu ayetler bereketlemenin ANTLAŞMASAL bir yönü olduğunu göstermektedir: İbrahim ile yapılan antlaşmanın Mesih’te bizlere verilmesi bereketi... İbrahim’den sonra İshak soyuna, İshak’tan sonra Yakup soyuna, kuşaktan kuşağa bu bereket aktarılıyor. Şimeon bebek İsa’yı bereketliyor; İsa Mesih göğe çıkmadan öğrencilerini bereketliyor. İsa Mesih’te uluslar bereketleniyor... [1]

 

Elçisel bereketleme de (II.Korintliler 13:14) üç şeyi yan yana görüyoruz:

lütuf, sevgi ve paydaşlık.

Ancak bazen bereketlemelerin çok kısa olduğunu görmekteyiz:

I.Selanikliler 5:28 Rabbimiz İsa Mesih'in lütfu sizinle birlikte olsun.

 

Bazen bizler hepsini birlikte bir ayet içinde görmesek de Yeni Ahit’e bir bütünlük içinde baktığımızda tipik İbrani bereketlemesi olan shalom Mesih’e dönmüş olan Grekçe konuşan diğer uluslara charis [lütuf] ile birlikte veriliyor.

[II.Korintliler 1:1-2] ...selam! ...lütuf ve esenlik olsun.

[Galatyalılar 1:1-3] ...selam! ...lütuf ve esenlik olsun.

[Efesliler 1:1-2] ...selam! ...lütuf ve esenlik olsun.

[Filipililer 1:1-2] ...selam! ...lütuf ve esenlik olsun.

[Koloseliler 1:1-2] ...selam! ...lütuf ve esenlik olsun.

[I.Selanikliler 1:1] ...selam! Size lütuf ve esenlik olsun.

[II.Selanikliler 1:1-2] ...selam! ...size lütuf ve esenlik olsun.

[I.Timoteyus 1:1-2] ...selam! ...lütuf, merhamet ve esenlik olsun.

[II.Timoteyus 1:1-2] ...selam! lütuf, merhamet ve esenlik olsun.

[Titus 1:1, 4] ...selam! ...lütuf ve esenlik olsun.

[Filimun 1-3] ...selam! ...lütuf ve esenlik olsun.

[I.Petrus 1:1-2] ...selam! ...Lütuf ve esenlik ... sizin olsun.

[II.Petrus 1:1-2] ...selam! ...lütuf ve esenlik ... sizin olsun.

[II.Yuhanna 1:1, 3] ...selam! ...lütuf, merhamet ve esenlik de gerçekte ve sevgide bizimle olacaktır.

 

Elçilerin İşleri 15:23 Onların eliyle şu mektubu yolladılar: Kardeşleriniz olan biz elçilerle ihtiyarlardan, diğer uluslardan olup Antakya, Suriye ve Kilikya'da bulunan siz kardeşlere selam!

Romalılar 1:1 İsa Mesih'in kulu, Tanrı'nın müjdesini yaymak için seçilip elçi olmaya çağrılan ben Pavlus'tan selam!

Romalılar 16:12 Rab'bin hizmetinde çalışan Trifena ve Trifosa'ya selam edin. Rab'bin hizmetinde çok çalışmış olan sevgili Persis'e selam söyleyin.

I.Korintliler 16:19 Asya ilindeki topluluklar size selam ederler. Akvila ve Priska, evlerinde buluşan toplulukla beraber Rab'de size çok selam ederler.

I.Korintliler 16:20 Buradaki bütün kardeşlerin size selamı var. Birbirinizi kutsal öpüşle selamlayın.[2]

Titus 3:15 Yanımdakilerin hepsi sana selam eder. Bizi seven imanlılara selam söyle. Tanrı'nın lütfu hepinizle birlikte olsun.

Yakup 1:1 Tanrı'nın ve Rab İsa Mesih'in kulu ben Yakup, dağılmış olan on iki oymağa selam ederim.

 

Yahudi halkı için shalom gündelik hayatın içinde karşılaşmalarda ve ayrılışlarda söylenen selamlama ve vedalaşma ifadesiydi. Ancak Yahudi halkı gerek tapınakta gerekse sinagok tapınmalarında bereketlemeleri bu ifade üzerine bina ederek kullandılar.

 

67.Mezmur tapınmada önemli bir yer tutan bereketlemenin nasıl kullanıldığını, Yahudi bereketlemelerinin nasıl olduğunu gösteren iyi bir örnektir (Bu Mezmurda shalom bereketlemenin arkasında kalıyor). Böylece Yeni Ahit kilisesi bereketlemeleri geliştirmiştir:

lütuf, sevgi ve paydaşlık

selam! ...lütuf ve esenlik,

selam! ...lütuf, merhamet ve esenlik

 

II.Dünya savaşı sırasında kullanılan ve bir Esenlik Bereketlemesi diyebileceğimiz bir bereketleme şöyle diyor:

her kavrayışı aşan Tanrı’nın esenliği

Tanrı sevgisi ve bilgisiyle

Rabbimiz İsa Mesih aracılığı ile aklınızı ve yüreğinizi korusun

Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’ta her şeye kadir Tanrı’nın bereketi

sizinle beraber olsun

ve daima sizinle birlikte kalsın.

 

İsa Mesih de kendi döneminde dini tapınışın içindeki bereketlemelerde kullanılan shalom ifadesi bina ettiği Esenlik Bereketlemesini kullanmıştır:

Yuhanna 14: 27Size esenlik bırakıyorum,

size kendi esenliğimi veriyorum.

Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum.

Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.

 

Pavlus’un Efes Kilisesine verdiği bereketlemede esenlik, iman ve sevgi ile destekleniyor ve esenlik bereketlemenin anahtar kelimesi oluyor:

Efesliler 6:23 Baba Tanrı'dan ve Rab İsa Mesih'ten kardeşlere imanla birlikte esenlik ve sevgi diliyorum. 24Tanrı'nın lütfu, Rabbimiz İsa Mesih'i ölümsüz sevgiyle sevenlerin hepsiyle birlikte olsun.

 

Yüceltmeler [doxology] sadece Mezmurlar okunduktan sonra “Baba’ya, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun, başlangıçta olduğu gibi şimdi, daima ve ebediyen. Amin” şeklinde söylenen kısa ilahiler değildir. Bazen de kiliseler vaaza başlarken yüceltme okur ya da söylerler. Bazı kiliselerde de bereketlemeleri bir yüceltme takip eder. Bazı kiliseler ibadeti bir yüceltme ile başlatır. Bazen da dualar yüceltme ile kapatılır. Kiliseler yüceltme uygulamasını Rabbin Duasından alırlar:

Çünkü egemenlik, güç ve yücelik sonsuzlara dek senindir. Amin.

 

Ancak yüceltmeler sadece kutsal kitaptan alınan ifadeler değildir. İlahiler gibi insanların yazdığı, bestelediği formlar da yaygın olarak kullanılır:

Hamt Baba’ya, hamt Oğul’a

Ve hamdolsun Kutsal Ruh’a!

Bütün dünya da hamdetsin

Her yaratık: “Amin!” desin! Amin.

 

İnsanların yazdığı “yüceltmeler [doxology]” dediğimizde aklımıza ilk gelen Gloria Patri olur. Doğrusu bu gün “Baba’ya, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun, başlangıçta olduğu gibi şimdi, daima ve ebediyen. Amin” diye söylenen bu yüceltmeyi modern müjdeci kiliselerin yaptığı gibi ibadette kullanmamak üzücü bir hata olur. Bu çok eski olan yüceltme Mesihçi kiliseler tarafından yaygın olarak “Baba’ya, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun” şeklinde kullanılmaktaydı. Arian tarafından çıkarılan yanlış görüşe İznik Konsülü (M.S.325) Kutsal Üçlük doktrinini ortaya koyarak cevap verdikten sonra bu yüceltmeye “şimdi, daima ve dünyanın sonuna kadar. Amin.” şeklindeki ifade eklenmiştir. O tarihten sonra günümüze kadar Gloria Patri bu son şekli ile kullanılmıştır. İznik Konsülünden önce hem ilahi, hem yüceltme olarak kullanılan Gloria Patri kilisede söylendiğinde aynı zamanda dönemin yanlış görüşüne karşı bir savunma olarak da kullanılmış oldu. Kilisenin bu tarihsel yüceltmesini tarihi İman Açıklamasından (creed) sonra da kullanılabilir.

 

Öyleyse “yüceltmeler [doxology]” ifadesi ile anlatmaya çalıştığımız şeyi şöyle tarif edebiliriz: Tanrı’ya atıfta bulunan kısa hamt [tesbih, tehlil]... Böylece “yüceltmeler [doxology]” ifadesi Kutsal Kitap’ın tapınma konusundaki öğretisini en uygun şekilde ifade eder. Gerek toplu gerekse bireysel tapınmada “yüceltmeler [doxology]” bizi tapınmanın amacına doğru yaklaştırır. Hristiyan tapınması, Kutsal Üçlü Bir Tanrı’ya yönelik tapınmadır. Bütün unsurları ile tapınma, Kutsal Üçlü Bir Tanrı’ya yönelme, O’nu yüceltme, övme, şükretme, hatırlama (zikretme) merkezlidir. Bütün bunlar da bizi yaratılışımızın amacına götürür; [Westminster Kısa İlmihalin (1) dediği gibi] “İnsanın varlığının en baş amacı, Tanrı’yı yüceltmek ve sonsuza dek O’ndan zevk almaktır” Çünkü tapınma Baba’ya görkem sunmak üzere Kutsal Ruh’un Mesih’in bedeninde gerçekleştirdiği bir iştir. Böylece bir tapınmanın çerçevesini oluşturan şey “yüceltmeler [doxology]” olarak karşımıza çıkar.

 

Tekvin 14: 19... "Yeri göğü yaratan yüce Tanrı Avram'ı kutsasın.

20 Düşmanlarını onun eline teslim eden yüce Tanrı'ya övgüler olsun."

Kahin Melkisedek, İsa Mesih’in başkahinliğinin bir tiplemesiydi ve İbrahimi bereketlemesi aynı zamanda bir yüceltme içeriyordu. Melkisedek ve İbrahim’in hikayesindeki bereketleme aynı zamanda Tanrı’nın bereketlemesinin ne kadar lütuf dolu olduğunu göstermektedir.

 

Mezmur 68 kısa bir yüceltme ile biterken Mezmur 145 başka bir yüceltme ile bitiyor:

68: 35... İsrail'in Tanrısı'na,

Halkına güç, kudret veren Tanrı'ya övgüler olsun!

145: 21 RAB'be övgüler sunsun ağzım!

Bütün canlılar O'nun kutsal adına,

Sonsuza dek övgüler dizsin.

 

Mezmur 8 yüceltme ile başlayıp yüceltme ile bitiyor:

Ya Rab Yahve,

Ne yüce adın var yeryüzünün tümünde!

 

Mezmur 135 ayrıntılı bir şekilde Tanrı’yı yüceltmeye davet ediyor. Bütün İsrail, bütün Harun soyu, bütün Levi soyu ve bütün Tanrı’dan Korkan Uluslar bu mezmur da yüceltme için davet ediliyor:

19 Ey İsrail halkı, RAB'be övgüler sun!

Ey Harun soyu, RAB'be övgüler sun!

20 Ey Levi soyu, RAB'be övgüler sun!

RAB'be övgüler sunun, ey RAB'den korkanlar!

21 Yeruşalim'de oturan RAB'be

Siyon'dan övgüler sunulsun!

RAB'be övgüler sunun!

 

Kelami yüceltmelerin karakterinde Tanrısal övgünün evrenselliği vardır. Mezmur 100 klasik Şabat Mezmurlarının (93, 96-99) okunmasından sonra söylenen bir yüceltmedir:

Ey bütün dünya, sevinç çığlıkları atın RAB'be!

2 O'na neşeyle kulluk edin,

Sevinç ezgileriyle çıkın huzuruna!

3 Bilin ki RAB Tanrı'dır.

Bizi yaratan O'dur, biz de O'nunuz,

O'nun halkı, otlağının koyunlarıyız.

4 Kapılarına şükranla,

Avlularına övgüyle girin!

Şükredin O'na, adına övgüler sunun!

5 Çünkü RAB iyidir,

Sevgisi sonsuzdur.

Sadakati kuşaklar boyunca sürer.

 

Kutsal Kitap’ın tapınma öğretisinin merkezinde yüceltme vardır. Tanrı’yı bütün kainatın Tanrısı olarak yüceltiriz:

Mezmur 103: 20 RAB'be övgüler sunun, ey sizler, O'nun melekleri,

O'nun sözünü dinleyen,

Söylediklerini yerine getiren güç sahipleri!

21 RAB'be övgüler sunun, ey sizler,

O'nun bütün göksel orduları,

İsteğini yerine getiren kulları!

22 RAB'be övgüler sunun,

Ey O'nun egemen olduğu yerlerdeki bütün yaratıklar!

RAB'be övgüler sun, ey gönlüm!

 

Mezmurlar kitabının her bölümü bir yüceltme ile biter. Bu da toplu tapınmalarda okunan Mezmurları neden yüceltme bitirdiğimizi açıklar. Beşinci kitabın son mezmuru olan 150.Mezmurun ise tamamı yüceltme içerir:

Mezmur 41: 13 Öncesizlikten sonsuza dek,

Övgüler olsun İsrail'in Tanrısı RAB'be!

Amin! Amin!

Mezmur 72: 18 RAB Tanrı'ya, İsrail'in Tanrısı'na övgüler olsun,

Harikalar yaratan yalnız O'dur.

19 Yüce adına sonsuza dek övgüler olsun,

Bütün yeryüzü O'nun yüceliğiyle dolsun!

Amin! Amin!

Mezmur 89: 52 Sonsuza dek övgüler olsun RAB'be!

Amin! Amin!

Mezmur 106: 48 Öncesizlikten sonsuza dek,

İsrail'in Tanrısı RAB'be övgüler olsun!

Bütün halk, "Amin!" desin.

RAB'be övgüler olsun!

 

Yüceltmelerde bazen doğrudan İsrail’in Tanrısına, bazen de Tanrı’nın sonsuzluğuna övgü vardır. 150. Mezmurda ise Tanrı’nın övülmesi sadece sonsuzlukta değil ama aynı zamanda bütün dünya çağındadır. Böylelikle Tanrı yaratılış ve sağlayış işi ile kişisel olarak bizlerin hayatına giriyor ve bizler O’nu  hem “öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı” hem de “İsrail'in Tanrısı RAB” olarak kendi yaşamlarımızda tecrübe ediyoruz. Böylece 150.Mezmur Tanrı’yı bütün yaratılışın Tanrısı olarak yüceltirken Tanrı’yı bütün yeryüzünde adı ünlü, adı övülmeye layık biri olarak gösterir. Tanrı’nın sonsuzluğuna ve evrenselliğine övgü sunarak tanıklık etmek “yüceltme [doxology]” dediğimiz şeyi ifade etmektedir.

 

Hem tapınakta hem de sinagoklarda halkın okunan mezmurlara toplu halde yüceltme söyleme geleneği ilk tarihlerden itibaren kiliseye de geçmiştir. İlk yüzyıl kiliselerinin tapınmalarında Vahiy Kitabından alınmış yüceltmeler kullanılırdı. Vahiy Kitabı (1:4-6) [bereketleme olarak da kullandığımız] bir yüceltme ile başlar:

Var olan, var olmuş ve var olacak olandan,

O'nun tahtının önünde bulunan yedi ruhtan

ve ölüler arasından ilk doğan,

dünya krallarına egemen olan

güvenilir tanık İsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun.

Yücelik ve güç sonsuzlara dek,

bizi seven, kanıyla bizi günahlarımızdan özgür kılmış olan

ve bizi bir krallık haline getirip

Babası Tanrı'nın hizmetinde kâhinler yapan Mesih'in olsun. Amin.

 

Vahiy Kitabında gördüğümüz yüceltmeler gerçek tapınmanın ciddiyetini, kutsallığını bir kutlama atmosferi içinde yansıttığı gibi kişileri de Tanrı’ya hayranlığa yönlendirmektedir. Havari Yuhanna’nın tanık olduğu göksel tapınmada “Amin” ve “Halleluya” ifadelerine rastlamaktayız. ‘Halleluya’lar ve ‘Amin’ler imanın yankılanmasıdır. Ya da imandan yankılanan ifadelerdir. Yeruşalim’deki tapınakta ayin yüceltme ile noktalanırdı. Havari Yuhanna göksel Yeruşalim’deki tapınmada aynı şekilde yüceltmeler, ‘Halleluya’lar ve ‘Amin’ler kullanıldığına tanık oluyor. Ama bir farkla, bu seferde sesler daha önce duyduğu gibi değil, gürül gürül akan sular ya da gök gürlemeleri gibi güçlü seslerle (Vahiy 14: 2-3; 19:6-7)...

 

Eski kilise liturjisine baktığınızda yüceltmeler ‘halleluya’lar ve ‘amin’lerin Vahiy Kitabındaki gibi tapınmanın içinde yaygın olarak kullanıldığını görürüz. Övgü, Şükran, Hamt, Yücelik tapınma içinde adeta ayağa kalkar. Halkın duaları ise bu yüceltmeler ‘halleluya’lar ve ‘amin’lerden süzülür. Böylece toplu bir tapınmada kişiler hep birlikte Tanrı’yı yüceltmeyi ve Tanrı’dan zevk almayı birlikte tecrübe ederler.

 

Kutsal Kitap’tan Yüceltmeler:

Romalılar 11: 33 Tanrı'nın zenginliği, bilgeliği ve bilgisi ne derindir! O'nun yargıları ne denli akıl ermez, yolları ne denli anlaşılmazdır!

34 «Rab'bin düşüncesini kim bildi? Ya da kim O'nun öğütçüsü oldu?»

35 «Kim O'na bir şey verdi ki, kendisine geri ödensin?»

36 Her şeyin kaynağı O'dur; her şey O'nun aracılığıyla ve O'nun için var oldu. Sonsuza dek O'na yücelik olsun. Amin.

 

Vahiy 4: 8 Kutsal, kutsal, kutsaldır,

Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı,

Var olmuş, var olan ve gelecek olan.

 

Vahiy 4: 9-11 "Rabbimiz ve Tanrımız!

Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın.

Çünkü her şeyi sen yarattın;

Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu.

 

Vahiy 5: 9 Yeni bir ezgi söylüyorlardı:

Tomarı almaya,

Mühürlerini açmaya layıksın!

Çünkü boğazlandın

Ve kanınla her oymaktan, her dilden,

Her halktan, her ulustan

İnsanları Tanrı'ya satın aldın.

10 Onları Tanrımız'ın hizmetinde

Bir krallık haline getirdin,

Kâhinler yaptın.

Dünya üzerinde egemenlik sürecekler.

 

Vahiy 5: 12-13 Boğazlanmış Kuzu

Gücü, zenginliği, bilgeliği, kudreti,

Saygıyı, yüceliği, övgüyü

Almaya layıktır.

 

Vahiy 7: 10 Kurtarış, tahtta oturan Tanrımız'a

Ve Kuzu'ya özgüdür!

 

Vahiy 7:  12 Amin! Övgü, yücelik, bilgelik,

Şükran, saygı, güç, kudret,

Sonsuzlara dek Tanrımız'ın olsun! Amin!

 

Vahiy 11: 15 "Dünyanın egemenliği

Rabbimiz'in ve Mesihi'nin oldu.

O sonsuzlara dek egemenlik sürecek.

 

Vahiy 11: 16-17 "Her Şeye Gücü Yeten,

Var olan, var olmuş olan Rab Tanrı!

Sana şükrediyoruz.

Çünkü büyük gücünü kuşanıp

Egemenlik sürmeye başladın.

 

Vahiy 15: 3-4 Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı,

Senin işlerin büyük ve şaşılası işlerdir.

Ey ulusların kralı,

Senin yolların doğru ve adildir.

Ya Rab, senden kim korkmaz,

Adını kim yüceltmez?

Çünkü kutsal olan yalnız sensin.

Bütün uluslar gelip sana tapınacaklar.

Çünkü adil işlerin açıkça görüldü.

 

Vahiy 16: 7 Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı,

Yargıların doğru ve adildir

 

Vahiy 19: 1Kurtarış, yücelik ve güç Tanrımız'a özgüdür.

 2 Çünkü O'nun yargıları doğru ve adildir.

 

Vahiy 19: 6 "Haleluya! Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrımız

Egemenlik sürüyor.

 

Vahiy 19: 7 Sevinelim, coşalım!

O'nu yüceltelim!

Çünkü Kuzu'nun düğünü başlıyor,

Gelini hazırlandı.

 



[1] Bu yüzden bazı Presbiteryen geleneklerde yeni bir önder el konularak atandıktan sonra cemaate ilk kez o toplantıda bir bereketleme verir.

[2] Yahuda’nın öpücüğü kutsal olmayan bir selamlama idi.