KİLİSE TAKVİMİ

&

Hristiyan İbadeti

 

Esenlik Dileme

(the Peace)

 

Esenlik dileme uygulamasını İsa’nın nasıl kullandığına bakın:

Yuhanna 20:19 Haftanın o ilk günü akşam olunca, öğrencilerin Yahudilerden korkusu nedeniyle bulundukları yerin kapıları kapalıyken İsa geldi, ortalarında durup onlara, «Size esenlik olsun!» dedi. 20 Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rab'bi görünce sevindiler.

21 İsa yine onlara, «Size esenlik olsun!» dedi. «Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.» 22 Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, «Kutsal Ruh'u alın!» dedi.

 

Dirilişten sonra İsa havarilere görünüyor; ortada olan şey şudur: İsa var, havariler var, İsa’nın özel bir Sözü [esenlik] var, havariler sevinç duyuyor, Kutsal Ruh var. Buradaki resim bir tapınma toplantısında olması gereken bir resmi gösterdiği gibi, gerek tapınmanın başlangıcında gerekse tapınmanın sonunda cemaati gönderirken kullanabileceğimiz bir uygulama karşımıza çıkıyor. Esenlik dilenereke başlanan sevinçli bir toplantı var. Ve esenlik dilenerek gönderilen öğrenciler var.

 

Musa’nın Kahinlere öğrettiği bereketleme içinde ESENLİK vardır:

Sayılar 6: 26 RAB yüzünü size çevirsin

Ve size esenlik versin.'

 

Esenliğin kaynağı ise Tanrı’nın halkına verdiği kutsamadır. Tanrı, halkına yüzünü çevirdiğinde koruma ve kurtuluş getirir. Bu da esenliğin yaşanması, esenliğin bireylerin hayatına yerleşmesi demektir. Böylece “Esenlik” Tanrı’dan ayrı olarak sahip olamayacağımız bir şeydir:

Sayılar 6: 24 RAB sizi kutsasın

Ve korusun;

25 RAB aydın yüzünü size göstersin

Ve size lütfetsin;

26 RAB yüzünü size çevirsin

Ve size esenlik versin.'

 

“Esenlik Dileme” Tanrı’nın çağrısını hatırlayıp yinelemektir. Çünkü kötülüğe bulaşmak esenliği kaybetmektir. O halde “Esenlik Dilemek” iyiliğe ve Tanrı’ya dönme  andı demektir:

Mezmur 34: 14 Vazgeçin kötülükten, iyilik yapın;

Barış için çalışın, barışın (esenliğin) ardından koşun.

İşaya 48: 22 "Kötülere esenlik yoktur" diyor RAB.

 

İyiliğe ve Tanrı’ya dönme ise Tanrı’nın Yasasına dikkatle bakıp onu izlemekte, Tanrı’ya güvenmekte kendisini gösterir:

Mezmur 119: 165 Yasanı sevenler büyük esenlik bulur,

Hiçbir şey sendeletmez onları.

İşaya 26: 3 Sana güvendiği için

Düşüncelerinde sarsılmaz olanı

Tam bir esenlik içinde korursun.

 

Eski Ahit halkı daha mükemmel olan bir kurban bekliyordu. Ve kendi kurbanlarının mükemmel olmadığını biliyorlardı:

Mezmur 51: 16 Çünkü sen kurbandan hoşlanmazsın,

Yoksa sunardım sana,

Yakmalık sunudan hoşnut kalmazsın.

17 Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur,

Alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı.

 

Böylece bir gün “Sevgiyle sadakat buluşacağı, doğrulukla esenliğin öpüşeceği” günü özlemekteydiler (Mezmur 85:10). Bunu gerçekleştirmek için de İsa Mesih’in yüceliğinden soyunarak aramıza gelmesi (Filipililer 2:6-9) gerekecekti. Çünkü İsa Mesih “Esenlik Önderi” olarak gelecekti:

İşaya 9: 6 Çünkü bize bir çocuk doğacak,

Bize bir oğul verilecek.

Yönetim onun omuzlarında olacak.

Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı,

Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.

 

Ancak “Esenlik Önderi” olan Mesih, askeri bir komutan gibi değil, alçak gönüllü bir kral olarak gelip esenliği uluslara duyuracaktı:

Zekeriya 9: 9 Ey Siyon kızı, sevinçle coş!

Sevinç çığlıkları at, ey Yeruşalim kızı!

İşte kralın!

O adil kurtarıcı ve alçakgönüllüdür.

Eşeğin sırtına,

Eşeğin yavrusunun sırtına binmiş sana geliyor!

10 Savaş arabalarını Efrayim'den,

Atları Yeruşalim'den uzaklaştıracağım.

Savaş yayları kırılacak.

Kralınız uluslara barışı duyuracak,

Onun egemenliği bir denizden bir denize,

Fırat'tan yeryüzünün uçlarına dek uzanacak.

 

Neticesinde Mesih İsa bu esenliği yeryüzüne yerleştirmek için çarmıhta kanını dökmüştür. Bu yüzden de esenliğin ilan edildiği ve yaşandığı yer Mesih İsa’nın Kilisesi olmalıdır. Bu haliyle de “Esenlik Dileme” sakramental bir gerçeği ifade eder:

Koloseliler 1:20 O'nun çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla esenliği sağlamış olarak yerde ve gökte olan her şeyi O'nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu.

 

Bu yüzden de melekler Mesih’in gelişini Müjdelerken sevinç getiren bir Müjde’nin habercisi olarak göründüklerini açıkladıktan sonra Tanrı halkına esenlik dilediler:

Luka 2:10-11 Melek ise onlara, «Korkmayın!» dedi. «Size, tüm halk için büyük sevinç kaynağı olacak bir müjde getiriyorum: bugün size, Davut'un kentinde bir Kurtarıcı doğdu. Bu, Rab olan Mesih'tir.

Luka 2:13-14 Birdenbire meleğin yanında, göksel ordulardan oluşan büyük bir topluluk belirdi. Tanrı'yı överek, «En yücelerde Tanrı'ya yücelik olsun, yeryüzünde O'nun hoşnut kaldığı insanlara esenlik olsun!» dediler.[1]

 

Böylece “Esenlik” Mesih İsa’dandır, esenliğimizin kaynağı O’dur. Böylece bizler ayinde birbirimize esenlik dilediğimizde birbirimizin ve komşularımızın “İsa’sı” olmaya söz vermiş oluruz:

Yuhanna 14: 27Size esenlik bırakıyorum, size kendi esenliğimi veriyorum.

II.Selanikliler 3:16 Esenlik kaynağı olan Rab'bin kendisi size her zaman, her durumda esenlik versin. Rab hepinizle birlikte olsun.

 

“Esenlik Dileme” aynı zamanda Tanrı’yı yüceltme ve Tanrısal lütfa paydaş olan diğerlerini kutlama anlamındadır. Mesih bize barışıklık olmuştur, Mesih kendi bedeninde düşmanlığı yıkmıştır, Yahudilerden ve uluslardan yeni bir insan soyu (kahinler krallığı) yaratmıştır. Böylece bizler “esenlik” dilerken tüm farklılıklarımıza rağmen aynı Ruh’ta Baba’nın huzuruna çıkabilme ayrıcalığımızı hatırlamış ve Mesih’te kardeşler olarak birbirimizi kutlamış oluruz:

Efesliler 2:14-16 Çünkü Mesih'in kendisi barışıklığımızdır. Kutsal Yasa'yı, buyrukları ve kurallarıyla birlikte etkisiz kılarak iki topluluğu birleştirdi, kendi bedeninde aradaki engel duvarını, yani düşmanlığı yıktı. Amacı, bu iki topluluktan kendisinde yeni bir insan yaratarak esenliği sağlamak, düşmanlığı çarmıhta öldürmek ve çarmıh aracılığıyla bir bedende iki topluluğu Tanrı'yla barıştırmaktı. 17 O gelip, hem uzakta olan sizlere, hem de yakındakilere esenliği müjdeledi. 18 O'nun aracılığıyla hepimiz aynı Ruh'ta Baba'nın huzuruna çıkabiliriz. 19 Buna göre artık yabancı ve garip değil, kutsallarla birlikte yurttaş ve Tanrı'nın ev halkısınız.

 

I.Korintliler Mektubu “Tanrı’nın bizi barış içinde yaşamaya çağırdığını” (7:15) ve “Tanrı’nın, karışıklık değil, esenliğin Tanrısı” (14:33) öğretiyor. Öyleyse “Esenlik Dilemek” birbirimize barış içinde yaşamaya çağrıldığımızı, Tanrısallığın “esenlik” içinde devam eden bir yaşam olduğunu hatırlatır. Çünkü esenlik aynı zamanda Kutsal Ruh’un bir meyvesi olarak Tanrı ile birlikte yürümenin bir sonucu olarak çıkar (Galatyalılar 5:22-23).

 

“Esenlik Dileme” aynı zamanda yüreklerimizin ve düşüncelerimizin dünyadan, benlikten ve şeytandan korunması için birbirimiz için yaptığımız bir yakarış duasıdır:

Filipililer 4:7 O zaman her türlü kavrayışı aşan Tanrı'nın esenliği Mesih İsa aracılığıyla yüreklerinizi ve düşüncelerinizi koruyacaktır.

 

Mezmur 95: 7 Çünkü O Tanrımız'dır,

Bizse O'nun otlağının halkı,

Elinin altındaki koyunlarız.

Bugün sesini duyarsanız,

8 Meriva'da, o gün çölde, Massa'da olduğu gibi,

İnatçılık etmeyin.

9 Yaptıklarımı görmelerine karşın,

Atalarınız orada beni sınayıp denediler.

10 Kırk yıl o kuşaktan iğrendim,

"Bu vefasız bir halktır" dedim,

"Yollarımı bilmiyorlar."

11 Bu yüzden öfkeyle ant içtim:

"Huzur diyarıma asla girmeyecekler!"

Bu Mezmura baktığımızda hatırladığımız şey, Tanrı’nın sesini duyup buna rağmen Musa’ya başkaldıran kimseledir (Sayılar 4:1-35, İbraniler 3:7-4:11). Bu kimseler Tanrı’yı üzmüşlerdir (İbraniler 3:17). Tanrı böyle kimseler için yargısını “Huzur (esenlik) diyarıma asla girmeyecekler!" diyerek belirtmektedir. Ancak açık olan bir şey vardır ki, samimi bir inançta olanlar Huzur diyarına gireceklerdir (İbraniler 4:2-3). İbraniler Mektubu (4:7) bu konuda çok dikkatli davranarak “Bundan dolayı Tanrı, uzun zaman sonra Davut'un aracılığıyla, `bugün' diyerek yine bir gün belirliyor” diyor. Böylece Huzur Diyarı, yani esenlik diyarı, Tanrı ile diri bir paydaşlığın olduğu bir yer olup bunun için gelecek bir zaman belirleniyor [çünkü]:

İbraniler 4:8 Eğer Yeşu onları huzura kavuştursaydı, Tanrı daha sonra bir başka günden söz etmezdi. 9 İşte böylece, Tanrı'nın halkına bir sept günü dinlenmesi kalıyor. 10 Tanrı kendi işlerinden nasıl dinlendiyse, O'nun huzur diyarına giren de kendi işlerinden öylece dinlenir. 11 Bu nedenle, herhangi birimizin aynı tür söz dinlemezlikten ötürü düşmemesi için o huzur diyarına girmeye gayret edelim.

 

Öyleyse “Esenlik Dileme” aynı zamanda eskatalojik bir gerçeğe işaret eder. “dün, bugün ve sonsuza dek aynı” olan (İbraniler 13:8), dirilmiş İsa Mesih bir gün bütün dünyaya ve dünya önderlerinin üzerinde Rab ve Kral olarak gözükecektir:

Vahiy 1:4-6 Ben Yuhanna'dan, Asya ilinde bulunan yedi topluluğa selam! Var olan, var olmuş ve var olacak olandan, O'nun tahtının önünde bulunan yedi ruhtan ve ölüler arasından ilk doğan, dünya krallarına egemen olan güvenilir tanık İsa Mesih'ten sizlere lütuf ve esenlik olsun. Yücelik ve güç sonsuzlara dek, bizi seven, kanıyla bizi günahlarımızdan özgür kılmış olan ve bizi bir krallık haline getirip Babası Tanrı'nın hizmetinde kâhinler yapan Mesih'in olsun. Amin.

 

Böylece Mesih’in ikinci gelişi ile birlikte Tekvin kitabında bahsi geçen ve Tanrı’nın bize vermek istediği sonsuz dinlenmeyi tam anlamıyla pratik edeceğiz:

Tekvin 2:2 Tanrı yapmakta olduğu işi yedinci gün bitirdi. O gün işi bırakıp dinlendi.

 

Böylece Mesih’in ikinci gelişinde Tanrı halkı yaratılışın en başında Tanrı’nın insana vermek istediği Sebt (şabat) gününü yaşayacaktır. Böylece Tanrı ile sonsuz beraberliğin olduğu yaşam ve bunun bereketleri sonsuzluklar boyunca bizimle olacaktır.

Vahiy 7: 13 Bu sırada ihtiyarlardan biri bana şunu sordu: «Beyaz kaftan giyinmiş olan bu kişiler kimlerdir, nereden geldiler?» 14 «Sen bunu biliyorsun, efendim» dedim. Bana dedi ki, «Bunlar, o büyük sıkıntıdan geçip gelenlerdir. Kaftanlarını Kuzu'nun kanında yıkamış bembeyaz etmişlerdir. 15 Bunun için, «Tanrı'nın tahtının önünde duruyor, O'nun tapınağında gece gündüz O'na tapınıyorlar. Taht üzerinde oturan, çadırını onların üzerine gerecektir. 16 Artık acıkmayacak, artık susamayacaklar. Ne güneş ne de kavurucu bir sıcaklık onları çarpacak. 17 Çünkü tahtın ortasında olan Kuzu onları güdecek ve yaşam sularının pınarlarına götürecek. Tanrı onların gözlerinden bütün yaşları silecektir.»

Vahiy 21:3 Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: «İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır. Tanrı onların arasında yaşayacak. Onlar O'nun halkı olacaklar, Tanrı'nın kendisi de onların arasında bulunacak.. 4 Onların gözlerinden bütün yaşları silecek. Artık ölüm olmayacak. Artık ne yas, ne ağlayış, ne de ıstırap olacak. Çünkü önceki düzen ortadan kalkmıştır.»

 

Tanrı’nın bu denli halkına yakın olması Mesih’in esenliğinin ne kadar büyük olduğunu anlamamıza yardım eder:

Vahiy 7:16 Artık acıkmayacak, artık susamayacaklar. Ne güneş ne de kavurucu bir sıcaklık onları çarpacak. 17 Çünkü tahtın ortasında olan Kuzu onları güdecek ve yaşam sularının pınarlarına götürecek. Tanrı onların gözlerinden bütün yaşları silecektir.

Vahiy 21: 23 Kentin, güneş ya da ay tarafından aydınlatılmaya gereksinmesi yoktur. Çünkü Tanrı'nın görkemi onu aydınlatıyor. Kuzu da onun çırasıdır.

24 Uluslar kentin ışığında yürüyecekler. Dünyanın kralları, servetlerini oraya getirecekler. 25 Kentin kapıları gündüz hiç kapanmayacak. Üstelik orada hiç gece olmayacak. 26 Ulusların servet ve zenginlikleri oraya taşınacak. 27 Oraya murdar hiçbir şey, iğrenç ve aldatıcı işler yapan hiç kimse asla girmeyecek; yalnız adları Kuzu'nun yaşam kitabında yazılı olanlar girecektir.

Vahiy 22:1 Melek bana, Tanrı'nın ve Kuzu'nun tahtından çıkan, billur gibi berrak olan yaşam suyu ırmağını gösterdi. 2 Kentin ana yolunun ortasında akan ırmağın iki tarafında, on iki çeşit meyve üreten ve her ay meyvesini veren yaşam ağacı bulunuyordu. Ağacın yaprakları ise ulusların şifası içindir. 3 Artık hiçbir lanet kalmayacak. Tanrı'nın ve Kuzu'nun tahtı kentin içinde olacak ve O'nun kulları kendisine tapınacak. 4 O'nun yüzünü görecek, alınlarında O'nun adını taşıyacaklar. 5 Artık gece olmayacak. Ne çıra ışığına, ne de güneş ışığına gereksinmeleri olacak. Rab Tanrı onlara ışık olacak ve sonsuzlara dek egemenlik sürecekler.

 

Yani Kutsal Yazılar aracılığı çalışan Kutsal Ruh’un bize öğrettiği ve Tanrı ile birlikte yürümenin sonucu olarak bu yaşamda tattığımız esenlik, gelecek zamanda Mesih’le diri bir paydaşlıkta bulurken tadacağımız esenliğin sadece bir gölgesidir.

 

Sakramentlerin kutlandığı bir ayinde ESENLİK bölümünün İman Açıklamasından sonra yapılması uygundur. Bundan başka olarak Matta, Markos, Luka, Yuhanna bölümü okunmadan önce okuyan kişi topluluğa ESENLİK diler. Olağan bir vakit ibadetinde ise son ilahinin bitiminde kiliseden ayrılırken topluluk üyeleri birbirlerine ESENLİK dilerler. “Esenlik Dileme” genelde ayini yöneten kimsenin en yakınındaki kimseye esenlik dilemesi ile başlar, bundan sonra esenlik dilenen kimse kendisine en yakın kimseye esenlik diler ve zincirleme bir biçimde en önden en arkaya doğru kilisede insanlar birbirlerine esenlik dilerler. Ya da Ayini yöneten kimse esenlik diledikten sonra cemaat kendisi ile aynı sırada oturan kimselere ve önündeki, arkasındaki sırada oturan kimselere esenlik diler.



[1] Buradaki ifade Kiliselerde İncil okumadan önce görevlinin “Hepinize Esenlik Olsun. Tanrı (Matta, Markos, Luka, Yuhanna) --- Müdesinde şöyle diyor” şeklindeki gelenekselleşmiş uygulamasına yerleşmiştir.